Toplantı hakkında gerçekleştirilen açıklamada şu sözlere yer verildi;

"Türkiye Barolar Birliği ve aşağıda imzası bulunan barolar olarak, kaybetmenin acısını derinden hissettiğimiz 116 meslektaşımıza ve resmi rakamlara göre yaşamını yitiren 45 bin yurttaşımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılara şifa, ülkemize başsağlığı diliyoruz. 

Bizler, ülkemize ve ulusumuza sorumluluğumuzun gereği olarak cezasızlıkla mücadelede başta delillerin eksiksiz toplanması olmak üzere etkin bir soruşturma ve kovuşturma süreci neticesinde en üst düzey sorumlular dahil tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi için tam bir kararlılık içerisindeyiz. 

Deprem bölgesinde bulunan yüzlerce gönüllü meslektaşımız, delillerin toplanması, tespitlerin yapılması, adaletin tecelli etmesi için çalışmakta, etkin bir soruşturma sürecinin yürütülmesinin yargılamanın en önemli unsuru olduğunun bilinciyle yurttaşlarımızın haklarını savunmaya devam etmektedirler. 

Cezasızlıkla mücadele kapsamında, süreçteki her türlü ihmal neticesinde meydana gelen ölüm, yaralanma ve maddi kayıplara ilişkin etkin soruşturma ile adli ve idari yargılamaların yürütülmesinin takipçisi olacağız. 

Adalet Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlıklar ve kurumların, TBB ve Barolar tarafından depremden etkilenen avukatların desteklenmesi için önerdiği çözümleri acilen hayata geçirmeleri beklenmektedir. 

Bu kapsamda; 

*Depremden etkilenen meslektaşlarımızın; birikmiş adli yardım ödemelerinin bir an önce ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle daha önce çok sefer dile getirdiğimiz birikmiş ücretlerin ödenmesi için gerekli ek ödenek talebimiz ivedilikle karşılanmalıdır. 

*Depremden etkilenen yurttaşların ciddi sayılarda adli yardım başvurusu yapacakları öngörülerek, deprem bölgesi için ayrı bir adli yardım bütçesi oluşturulmasına ve 4539 sayılı Kanun uyarınca uygulanacak adli müzaharetin avukatlık ücretini de kapsayacak şekilde uygulanmasına ilişkin önerilerimiz gündeme alınmalıdır. 

*Meslektaşlarımızın kamu kurumlarından almaya hak kazandıkları karşı vekalet ücreti alacakları gecikmeksizin ödenmelidir. 

*Deprem bölgesindeki meslektaşların Bağ-Kur ve SGK prim borçları ile cezaları sosyal haklarına halel gelmeksizin silinmeli ve çalışmaya başlayacakları tarihten itibaren 3 yıl süreyle prim ödeme yükümlülüğünden muaf tutulmaları gerekmektedir. 

*Bu durumdaki meslektaşlarımızın her türlü vergi borçları ile cezalarının silinmesi ve çalışmaya başlayacakları tarihten itibaren 3 yıl süreyle vergi ödeme yükümlülüğünden muaf tutulmaları sağlanmalıdır. 

*Başka barolara nakil yaptıranlar da dahil olmak üzere avukat stajyerlerine staj süreleri boyunca, avukatlara 3 yıl süreyle aylık ödeme için düzenleme yapılmalıdır. 

"Yeni Bir Başlangıç: Proje Hayata Geçirildi!" "Yeni Bir Başlangıç: Proje Hayata Geçirildi!"

*Depremden zarar gören illerdeki meslektaşlarımızdan talep edenlerin kamuda avukat olarak görev alabilmeleri, avukatlıktan hakimliğe geçiş kriterleri çerçevesinde sınavsız olarak hâkim savcı yardımcılığı kadrolarına atanmaları, getirilmesi öngörülen noter yardımcılığı için kadro sağlanması ve belediyelerde istihdam olanağı getirilmesi konularında çalışmalar yürütülmelidir. 

*Depremden etkilenen meslektaşların, önceki birikmiş kamusal borçları nedeniyle banka hesaplarında bulunan kısıtlamalar kendilerine verilecek nakdi yardımlara ulaşmasını teminen kaldırılmalıdır. 

TBB tarafından, bundan sonra yaşanması muhtemel felaketlere hazırlıklı olunabilmesi adına, SYDF ve TÜRAVAK gibi TBB oluşumları kapsamında uzun vadeli ve felaketlere münhasır bütçe çalışması yapılacaktır. 

TBB Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu’nun (SYDF) imkanları çerçevesinde, depremden etkilenen meslektaşlarımıza sağlanan ilk aşama destek sonrası daha uzun vadeli nakdi ve ayni yardımlar için TBB ve Barolar olarak canlı yayınlar da dahil olmak üzere ortak kampanyalar yürütülecektir. Ayrıca SYDF’nin gelirlerini artırmak amacıyla, vekalet pullarında, yalnızca deprem bölgesindeki Barolarımızın ve meslektaşlarımızın kullanımına hasredilmek üzere 2023 yılı sonuna kadar geçerli olacak bir artış yapılabilmesi için TBB kanun değişikliği çalışması yürütecek ve Adalet Bakanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisiyle paylaşarak, sürecin takipçisi olacaktır. 

TBB Deprem Koordinasyon Merkezi, alanındaki uzman meslektaşlarımızın da katılımıyla oluşturacağı Deprem Hukuku Komisyonu ile hukuk ve idari yargı aşamalarında görev alacak barolarımıza ve avukatlarımıza destek olmak üzere hukuki sürecin her aşamasında faaliyet yürütecek ve hiçbir meslektaşımız yalnız, hiçbir yurttaş savunmasız kalmayacaktır. 

6 Şubat 2023 tarihinden itibaren yaşanan süreç, TMMOB ile kurduğumuz Deprem Koordinasyon Kurulundan da destek almak suretiyle her yönüyle raporlanarak kolektif hafızamıza taşınacak ve bundan sonraki felaketlerde aynı acıların yaşanmasının önüne geçecek tecrübe ve birikimin oluşumuna katkı sağlanacaktır. Özellikle, bilimin kılavuzluğunda deprem riskinin arttığı ifade olunan ve tehdit altındaki bölgelerimize yönelik hususi çalışmalar yürütülecek, kentsel dönüşüme dair hukuki alt yapıdan kaynaklanan sorunların giderilmesi ve afet planlamaları ivedilikle yapılacaktır. 

Afetlerde uygulanmak üzere münhasır kanuni düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Adli süreler konusunda ilk günden itibaren yaşanan karmaşa, yurttaşların ve avukatların adalete güven duygusunu zedeleyecek düzeye ulaşmıştır. Bir daha benzer durumların yaşanmaması için, felaket dönemlerinde doğrudan uygulamaya girecek hukuki ve cezai mekanizmaları düzenleyecek kanun çalışmaları yapılacak, yasalaşması için ısrarcı şekilde takipçisi olunacaktır. 

Halkımızın eşsiz dayanışma ve birlik duygusunu bir kez daha ortaya çıkaran deprem felaketini suiistimal ederek; fahiş fiyat politikası uygulamaya çalışan fırsatçılar ile Avukatlık Kanunu’na aykırı olarak hasar danışmanlık veya başka adlar altında vekaletname toplamaya çalışanlara karşı Türkiye Barolar Birliği ve barolar geçit vermeyecek, yurttaşlarımızın mağdur edilmemesi için her türlü tedbir alınacaktır. 

Türkiye Barolar Birliği'nin ve baroların, deprem sonrasında görülen çeşitli hak ihlalleri ve hukuksuzluklarla mücadele konusunda tam bir fikir birliği içerisinde olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz. Özellikle çocuklar ve kadınlar gibi kırılgan gruplar başta olmak üzere, sahadan yansıyan hak ihlali iddialarının üzerine tam bir kararlılıkla gidilecektir."