Ala '2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi' görüşmelerinde konuştu. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla 2024 yılı bütçesinin hazırlandığını belirten Ala, “İnsanımızı merkeze alan, büyümeyi ve üretimi önceleyen, güçlü Türkiye inşa etmeyi hedefleyen, şehirlerimizi kalkındırmak ekonomimizi daha dirençli hale getirmek ve bütün toplum kesimlerinin taleplerini karşılamak üzere Türkiye Yüzyılı vizyonuyla 2024 yılı bütçemiz hazırlanmıştır. Bu vizyon güçlü ve müreffeh Türkiye vizyonudur. Bütçemiz öncelikle eğitim ve sağlığı nitelikli üretimi katma değerli dönüşümü ve güçlü büyümeyi desteklemektedir. Bununla beraber adalet, güvenlik, enerji, tarım, ulaştırma, sanayi ve diğer tüm sektörlerde ürettiğimiz katma değerin arttırılması için önemli imkanlar sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Ala, Türkiye'nin büyük bir depremle sarsıldığını ve 11 şehrin etkilendiğini hatırlatarak, “Allah ülkemize ve milletimize bir daha böylesine büyük afetler yaşatmasın. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Bu öyle büyük bir felaketti ki tek başına bu depremlerin Türkiye'ye maliyeti, tüm dünyada 2023 yılının ilk yarısı yaşanan afetlerin toplam maliyetinin yarısından fazla oldu. Devletimiz ve milletimiz bütün imkanlarıyla bu felaketin üstesinden gelmek için seferber olduk. Milletimiz bu felaket karşısında bir aile olarak hareket etti, tek yürek oldular. Depremde büyük yıkıma uğramış bu şehirlerimizi ihya ve inşa etmek için hızla çalışmalara başladık. Şehirlerimizin hızla ayağa kalkması için 2023 ek bütçe yaptık ve 483 milyar liralık kaynak ayırdık. 2024 yılı bütçemizde ise depremin yaralarını sarmak için toplam 1 trilyon 28 milyar liralık kaynak ayırıyoruz. Bütün imkanlarımızla depremin yaralarını sarmakta kararlıyız. Bu noktada hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız” diye konuştu.

Uydu ve radyo sinyallerinin kesilmesi bir dizi faktöre bağlı olarak meydana gelebilir. Uydu ve radyo sinyallerinin kesilmesi bir dizi faktöre bağlı olarak meydana gelebilir.

Dünyayı etkileyen savaş, göç, yoksulluk, eşitsizlik, gelir adaletsizliği, iklim değişikliği gibi küresel tehditlere dikkat çeken Ala, “Bu sorunları çözmesi gereken uluslararası kuruluşlar problemlerin parçası haline gelmiştir. Bu kuruluşlar tüm insanlığı derinden etkileyen problemler karşısında aciz ve çaresiz kalmıştır. Çözüm üretme kapasitelerini kaybetmişlerdir. Uluslararası mekanizmalar enkaz altındadır. Kuzey-güney ülkeleri arasındaki makas gittikçe açılmaktadır. Dünyada en zengin yüzde 1'lik kesim, kalan yüzde 99'luk kesimin iki katı servete sahiptir. Her 10 insandan biri sağlıklı beslenme imkanından mahrumdur. Her yıl yaklaşık 20 milyon çocuk açlığın içine gözlerini açmaktadır. 280 milyon kişi doğdukları ülkelerden farklı ülkelere göç etmeye mecbur kalmıştır. Küresel sistemin kriz ürettiği, bölgesel çatışmaların yoğunlaştığı bir karmaşa dönemi yaşıyoruz. İnsanlığa ait bütün değerlerin yerle bir edildiği, güçlünün attığı, ezdiği bir savrulma ile karşı karşıyayız. Ama biz biliyoruz ki merhametsiz zenginlik, sefalet, adaletsiz güç, zulüm üretir. İşte bizim kavgamız bu zulüm düzenine karşıdır” şeklinde konuştu.

Dünyanın gözü önünde bir soykırım suçu işlendiğini vurgulayan Ala, “Kendilerini gelişmiş sayan ülkeler, bu soykırımı sadece izlemekle kalmıyor, maalesef hayasızca destekliyorlar. İsrail hastaneleri, okulları, ambulansları bombalıyor, dünya ise seyrediyor. Değerli milletvekilleri, Filistin'de bombalanan insanlık onurunun simgesidir, ayaklar altına alınan insanlık haysiyetidir. Küresel değerler adı altında insanlığa sunulan bütün ilkeler tarumar olmuştur. Bu vahşet karşısında sessiz kalmayan ve sokaklara çıkan küresel vicdanı saygıyla selamlıyorum. Zerre kadar vicdanı olan ve ahlaklı herkes, insanlıktan nasibini almış herkes, bu en ahlaksız, en zalim, en sapkın işgale karşı ayağa kalkmalıdır. Türkiye, tam bu noktadan itibaren küresel vicdanın yankısı olmuştur. Milyonlarca insan, İstanbul başta olmak üzere bütün şehirlerimizde duruşunu sergilemiştir. Cumhurbaşkanımız, baş döndürücü bir diplomatik seferberlik başlatarak, sayısız devlet ve hükümet başkanıyla görüşmüş ve dünyayı bu saldırıyı durdurmaya çağırmıştır. Böylesine ağır bir felaket karşısında elinden geleni yapmak, herkesin boynunun borcudur. Filistin'de yaşayan insanlar masum ve mağdurdur” dedi.

Editör: Kapadokya Medya